“Millet olmak, tarih sahnesine çıkmak ne denli meşakkatli ise o milleti ve milletin değerlerini, birikimini, kısaca varlığını ayakta tutmak da o denli zordur, meşakkatlidir. Mazisiyle bağını yitirmiş, geçmişine sağır toplumların sürekli olamayacağı, er ya da geç tarihin karanlıklarına gömüleceği muhakkaktır. Şairleri haykırmayan, yazarları yazmayan, bilenleri söylemeyen milletlerin sonları pek hazin olmuştur.
Bilgi yazarak çoğalır ve muhafaza altına alınır. Geçmişin bilgisi, tecrübesi ve birikimi kayıt altına alındığı takdirde yeni nesillere aktarılabilir. Mazisinden haberdar olmayan nesillerin yeni ve orijinal şeyler söyleyemeyecekleri, milli varlıklarını koruyamayacakları, benliklerden uzaklaşıp, başka milletlerin egemenliği altında yokluğa karışacakları bir hakikattir. Söz uçar yazı kalır denmesi boşuna değildir. Yazılmayan hiç bir bilginin yaşama garantisi yoktur. Yazmak, korumak ve korunmaktır. Yazma zahmetine katlanmayan toplumları pek zahmetli bir gelecek beklemektedir.”